İçeriğe geç

Pasif gelmek ne demek ?

Pasif Gelmek Ne Demek? Bir Anın Hikayesi

Bazen bir an gelir, dünya sanki hızla dönmeye devam ederken, sen durursun. Her şey bir anda ağırlaşır, sesler boğulmuş gibi gelir, insanlar geçip gider, ama sen hala orada, o noktada kalakalırsın. O anların ne olduğunu bilmiyorum, ama bir şeyi biliyorum: Pasif gelmek, işte böyle bir şey. Ne oluyor, nasıl oluyor, bilmiyorum ama yaşadığımda tanıdım.

Kayseri’de bir kafe var, çok sevdiğim bir mekan. Burası, şehri terk edip gitmek isteyenlerin, kaybolanların, bazen de sadece kendini kaybetmek isteyenlerin buluşma yeri gibi. O gün oradaydım, birkaç saat önce büyük bir heyecanla gelen arkadaşım, şimdi önümde bir bardak çayı yudumlarken bana boş boş bakıyordu. O an ne kadar içimi bir hüzün kapladığını tarif etmem zor, ama içimde bir şeyin eksik olduğunu hissettim. Bir tür pasif gelmek…

Ne Anlama Geliyor “Pasif Gelmek”?

O kadar heyecanlıydım ki, ona anlatmak istediğim çok şey vardı. Ama bir şeyler ters gitmeye başlamıştı. O gün, ona anlatacağım binlerce düşünce ve duyguyla masaya oturmuştum, fakat bir şekilde o düşünceler konuşmaya başlamıyordu. Konuşuyordum, ama kendimi pasif bir şekilde izliyordum. Sanki bir yabancıymışım gibi, sesimi kendim bile duymuyordum. O kadar karışık ve sesizdim ki, duygularım kaybolmuştu. Gözlerimle ona anlatmaya çalıştım, ama bir anlamı yoktu.

İşte o an pasif gelmenin ne demek olduğunu fark ettim: Bu, bir şeye başlamak ama bitirememekti. Hayatına yön vermek ama o yönü tam bulamamaktı. İçimdeki bütün umut, en basit sözcüklerde boğuluyordu. Çevremdeki herkes gülümsüyordu, bir şeyler yapıyordu, ama ben sadece izliyordum. Hani bazen hissedersin ya, herkes bir şeyler yapıyordur, ama sen orada durur ve ne olacağını beklerken, aslında hiçbir şeyin farkında olmadan geçip gitmesine izin verirsin. İşte ben de o an tam o noktadaydım.

O Anın İçindeki Hayal Kırıklığı

Arkadaşım, bana bir şeyler anlattı. Bütün heyecanıyla, ben de başımı sallayarak dinledim. O an, gerçekten dinliyordum ama sanki sadece bir kulak vardı. Gözlerim hep boş, ama içimden her şey karışıyordu. O kadar çok şeye takılıp kalmıştım ki, bir şekilde anlamadım, hissetmedim bile. Onun her kelimesinde bir anlam aradım, ama o an fark ettim ki, en çok kaybettiğim şey benim duygularım. Onunla olan bağımın, konuşmalarımın, düşüncelerimin arasına bir boşluk girmişti.

Pasif gelmek demek, böyle bir şeydi. Kendi duygularımın bile gerisinde kalmak, her şeyin üzerine yavaşça çökmek, ama o ağır yükün altında kalmadan, sanki bu durumdan habersizmişim gibi olmak. “Seninle neden böyleyim?” diye soruyordum, ama cevabı yoktu. Kendimi kaybetmiştim, arkadaşımı da kaybetmeye başlamıştım. Aramızda ses çıkmadı, bir türlü sesimi duyamadım.

Ama Umut Hala Var Mıydı?

Bir süre sonra, gözlerimi ondan kaçırıp masanın üzerindeki çayı izlemeye başladım. Çayın içindeki buhar, bana bir şeyler hatırlatıyordu, ama ne olduğunu tam çıkaramıyordum. Her şeyin çözülmesi, bir şekilde yeniden başlamak için biraz daha zaman gerektiğini hissediyordum. O anın içinde kaybolan bir umut vardı, ama kaybolmuş değildi. Hala bir şeylerin değişmesini istiyordum.

Belki de pasif gelmek, yalnızca bir geçiş dönemiydi. Bir noktada, duygularımızı kaybettiğimizde bile bir şekilde onları tekrar bulabiliyorduk. O an pasif gelmenin acısının içindeki küçücük umut, bir şeylerin değişebileceğini söyledi bana. Belki de bazen sadece bir an için durmalı, beklemeli, ve sonra yeniden bir şeylere başlamalıydık.

Geçti Mi, Yoksa Hala Beni Sarıyor Mu?

Biraz zaman geçti, ve ben hala Kayseri’nin o küçük kafesinde oturuyordum. Arkadaşım hala konuşuyordu ama ben onu dinlemiyordum. Kendimi bir şekilde toparlamaya çalıştım. Bazen insanın içindeki hayal kırıklığı, o kadar derin olabilir ki, kimse fark etmez. Ama sonrasında, bir anda, o derin yaralar tekrar iyileşir gibi olur.

Belki de pasif gelmek, sadece bir noktada durmak, bir süre sessiz kalmaktı. Ama bu sessizlik de geçerdi. Bugün yazarken, bu anı düşündüm ve düşündüm, bir noktada o duygu kaybolacak gibi hissediyorum. Geçti mi? Belki de henüz geçmedi. Ama en azından kabul ettim: Pasif gelmek, beklemekti. Beklemekse, sonunda harekete geçmeyi öğretendi.

Ve ben, hareket etmeye hazırım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbetvdcasino girişBetexper giriş adresihttps://www.betexper.xyz/betci.cobetci girişhiltonbet güncel